Yeni düzenleme vergi artışına sınır getirmek yerine birçok mükellefin karşısına üç katına varan vergi yükü çıkardı. Uzmanlar, özellikle emekliler ve dar gelirli ev sahiplerinin ağır bir mali baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
Geçtiğimiz yıl emlak vergisi matrahlarının belirlenmesine esas alınan arsa ve arazi metrekare birim değerleri kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmıştı. Takdir komisyonlarının gerçek piyasa koşullarının çok üzerinde değerler belirlediği yönündeki iddialar üzerine ülke genelinde binlerce dava açılmıştı.
Ekonomim Gazetesi’nde Bumin Doğrusöz’ün haberinde , yaşanan tepkiler sonrasında konuya müdahale eden yasa koyucu, Emlak Vergisi Kanunu’na daha önce 7061 sayılı Kanun ile eklenen geçici 23. maddeyi, bu kez 7566 sayılı Kanun ile değiştirerek yeni bir düzenleme getirdi. Ancak uzmanlar, eski ve yeni düzenlemeler arasındaki yaklaşım farkının vergi adaleti açısından önemli sorunlar doğurduğunu savunuyor.
Düzenleme Değişti, Vergi Yükü Arttı
2018 genel beyan dönemi için yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun, arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin bir sonraki dönemde en fazla yüzde 50 oranında artırılmasına izin veriyordu.
Buna karşılık 7566 sayılı Kanun, doğrudan arsa ve arazi değerlerine müdahale etmek yerine, 2026 yılında tahsil edilecek emlak vergisinin tutarını esas aldı. Düzenlemeye göre 2026 yılı emlak vergisi, 2025 yılında ödenen verginin “iki kat fazlasını” aşamayacak.
Ancak uygulamada bu ifade, verginin üç katına kadar çıkabilmesinin önünü açtı. Uzmanlar, “iki kat fazlası” ifadesinin teknik olarak mevcut verginin üzerine iki kat daha eklenmesi anlamına geldiğini, bunun da toplamda üç katlık bir vergi yükü oluşturduğunu belirtiyor.
Belediyeler Üç Kat Olarak Uyguladı
Kanundaki düzenlemeyi bu şekilde yorumlayan belediyeler, birçok taşınmaz sahibi için beklenmedik ölçüde yüksek emlak vergileri tahakkuk ettirdi. Oysa taşınmaz değerlerinde bir yıl içerisinde yüzde 300’e varan artışların gerçekleşmediği ifade ediliyor.
Öte yandan vergi mahkemeleri de açılan davalarda, 7566 sayılı Kanun ile vergi artışlarına sınır getirildiği gerekçesiyle davaların önemli bölümünü reddetti. İstinaf mahkemeleri de bu kararları onadı.
Eleştiriler ise davaların esas konusunun emlak vergisi tutarı değil, arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin belirlenmesi olduğuna dikkat çekiyor. Hukukçulara göre yargının bu değerlerin hukuka uygunluğunu incelemesi halinde bugün yaşanan yüksek vergi artışlarının önüne geçilebilirdi.
Emekliler ve Dar Gelirliler de Etkileniyor
Emlak vergisinin yalnızca yüksek servet sahiplerini ilgilendirdiği yönündeki görüşlerin gerçeği yansıtmadığı belirtiliyor. Krediyle ev sahibi olanlar, emeklilik döneminde tek konutunda yaşayan vatandaşlar veya miras yoluyla edinilmiş bir evde oturan aileler de artan vergi yükünden doğrudan etkileniyor.
Bu yıl birçok mükellef, geçen yıla göre katlanarak artan vergi tutarlarıyla karşılaşırken, bazı taşınmaz sahipleri ise yeni değerlemeler nedeniyle Değerli Konut Vergisi kapsamına girerek ek vergi yüküyle karşı karşıya kaldı.
Gelecek Yıllarda Artış Devam Edebilir
Uzmanlara göre mevcut sistemde sorun yalnızca 2026 yılı ile sınırlı değil. Çünkü yeni düzenleme sonrasında emlak vergileri, önceki uygulamada olduğu gibi yeniden değerleme oranının yarısı kadar değil, tamamı kadar artırılacak.
Örneğin 2025 yılında 20 bin lira emlak vergisi ödeyen bir mükellef, 2026 yılında 60 bin lira vergi ödemek durumunda kalabiliyor. Yeniden değerleme oranının yüzde 35 seviyesinde gerçekleşmesi halinde ise aynı mükellefin 2027 yılında yaklaşık 81 bin lira vergi ödemesi söz konusu olabilecek.
Çözüm Önerisi: Artış Sınırı Yeniden Düzenlensin
Konuya ilişkin çözüm önerileri de gündeme gelmeye başladı. Buna göre, geçici 23. maddede yer alan “iki kat fazlası” ifadesindeki “iki” rakamının “bir” olarak değiştirilmesi öneriliyor. Böylece emlak vergisindeki artış oranı önemli ölçüde sınırlandırılmış olacak.
Ayrıca belediyelerin gelir kaybına uğramaması amacıyla, yılın ilk taksidinde tahsil edilen fazla verginin nakden iade edilmesi yerine sonraki taksitlerden mahsup edilmesi de öneriler arasında yer alıyor.
Emlak vergilerindeki yüksek artışların önümüzdeki dönemde de kamuoyunun gündeminde kalması beklenirken, gözler Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin atacağı adımlara çevrilmiş durumda.


















